DÜNYA
İNSANLARIN
İHTİYAÇLARINI
KARŞILAR;
AMA
İHTİRASLARINI
ASLA...!
UNUT BENİ CAN - SEVGİ PINARI - Blogcu



DANYALLL'IN ♥♥♥ SEVGİ PINAR'IM

SEVGİ PINARI

4/11/2009 - UNUT BENİ CAN

Kategori: Resimli_Siirler


Bu kaçıncı gece
hasretinle yandığım
Kaçıncı gece
yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla?
Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla
Bosnalı kadınlar duydu feryadımı.
Sen, sen duymadın mı can?

Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak?
Benden uzak o iklimlerin,
Benden uzak o şehrin,
Kahrolası o kalabalıkların
Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana,
Benim kadar hasret çekti mi
Kahrolası o şehrin semaları,
Benim kadar yandı mı?
Ne vardı can?
Ne vardı uzak iklimlerde açacak?

Ne vardı
Kendimizi bu kadar kahredecek?
Kara trenler umut olmamalıydı,
uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar.
Dünya, bir tek nokta olmalıydı can...
Bir tek noktada doğmalıydık.
Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar,
Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim,
Sen, hep hasret şiirleri okumamalı.
Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda
Geceler boyu hergün
göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.

Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu
Boğuyor karanlıklar can...
Mesafeler kurşun oldu amansız,
Feryadıma şahit oldu yıldızlar
Can... Can...
Hasretin ağır bir yük omuzlarımda.
Ben çekmekten usandım,
sen usanmadın mı?

Bildim, bitmeyecek bu hasret!
Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz.
Hangimiz gelsek diğerinin yanına,
Kuruyup, kaybolacağız.
Ben, kıraç topraklara döndüm can,
Ben, kurumuş dereler gibiyim.
Issız mağaralarda kaldı umudum.
Belli bu sevda kahredecek bizi,
Unut be can...

Unut bu sonu gelmez sevdamızı...
bırak yeni güneşler doğsun semalarında
bulutlar gizlemesin yıldızlarını
yeniden başlasın herşey
yeniden doğ bensiz şafaklarda.
Unut can,
unut senin için yazdığım sevda şiirlerini. <******>
De ki; bir rüya idi bitti.
De ki; bir hayaldi,
solgun aynalarda yansıyan.
De ki; bir romandı,
sonu koskoca bir hiçle biten.
Unut beni can,
Unut vakit varken...

 

 

 

 

DANYALLL

 

 

 

 

 

 

 

Bırak hasretin bana kalsın.
Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm.
Ben yine her gece
saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda.
Gözlerimde takılı kalsın hayalin.
Sen unut can,
sen unut!
Kahredersem,
Milyon kere kahrolayım!
danyalll

 

 

**affet beniiiii**



Affet beni yüreğim...
Açtırdım kapılarını seni sevmeyene,derinlerdeki güzellikleri
görmeyene...Sevgisizliklerine hapsettim seni...


Affet beni gözlerim...
Sana bakmayan gözlerin esiri etti.Gülerken saçtığın ışığını zindana
çevirdim...


Affet beni dizlerim...
Gelmez yarin yolunda beklettim.Ayakta durmaya dermansız ettim.



Affet beni sözlerim...
Her acı sözü yutup;hep tatlı sözler söylettim.Zehir sözlere sevgi sözlerimi
ziyan ettim...


Affet beni kollarım...
Seni sarmayan kollara her daim açık beklettim.
Gelmeyince zalim yar,sevdalara seni açmamaya yeminler ettim...


Affet beni gülüşlerim...Yalancı gülmelere kanıp gönülden gülmelerimle
karşılık verdirdim.Yüreğimi ağlattılar sen yine de gülmeye devam ettin...


Affet beni ellerim...
Uzanmaz elleri tutmanı,hiç bırakmamanı senden bekledim.Bomboş kalınca üşüdün
soğukluğun yüreğime işlettin...


Affet beni Yarabbim...
Verdiğin bu canın hakkını veremedim...
Yüreğimi bir kulun yaralamasına,gözlerimi ağlatmasına,Kollarımı bağlatmasına
izin verdim...
Affet beni yarabbim O'nu çok sevdim....

Doğru zamanlarda yanlış insanlara,yanlış zamanlarda doğru insanlara mahkum
oldu bu yürek...

Belki doğruyu görmeye yetmedi gözlerim.Belki de yanlışı silmeye yüreğim...
 
DANYALLL


 
Gittin Mevsimlerim Döküldü ÖLÜYORUM!!!


Döküldü mevsimlerim
Ellerinin unuttuğu saçlarımdan
Ardında bıraktığın mahşer
Yıktı ömrüme terk ettiğin ıssızlığı
Döküldüm yapraklarla
Yağmalandım yağmurlarla
Hiç doğmadı güneş
Adının geçmediği hiç bir yarına

Gittin
Üşüyorum



Hangi mevsimdi gelecektin mutlaka
Bu kaçıncı
Yok oluyorum her kayan yıldızla
Kaçıncı saat sesi
Çınlıyor senden sonraki boşlukta
Ve içim de yankılanan sesin
Kaç zaman böyle çoğalacak yokluğunda
Kederler yağıyor şimdi gidişinin sonrasında

Gittin
Düşüyorum



Sustu sözlerim
Ayışığına elveda diyen dudaklarımda
Üşüdü kardelenler soluyor yaseminler
Hangi ölümdü geleceğim demiştin mutlaka
Cennet neresi yokluğunda,cehennem neresi
Ve ben yaşamak istiyorsam şimdi
İstiyorsam nâmerdim

Gittin
Ölüyorum



alıntıı**Yaa Ümitler Biterse**
 
 

Aralıksız batan sözcüklerinin, an be an yüzünü ölüme çevirdiği yerden yazıyorum sana. Dinleme...
Ne bundan önce söylediklerimi ne de bundan sonra söyleyeceklerimi...
Bu defa dinleme!
Attığım her adımda bir parça daha yıkılan duvarların altında kalmaktan, ayıramadığın dakikaların geceler boyunca sinirini taşımaktan yoruldu ruhum. Ben çabuk yoruldum. Hiç bir masalın kahramanı olamayacak kadar uykum var. Sesinden esirgediğin yüreğin gibisin. Varlığının bir anlamı olsun derken, sen en çok da anlamsızlığa yakıştın nedense. Oysa bu değildi sana dair başlattığım yolculuğun sonu. Böyle olmamalıydı.
Adresimi de sil adımlarından;sanırım bundan böyle evde olmayacağım...
Nefesimle çoğalacakken, nefesimi tıkadın sen! Geçen her günde, soyunurken tüm kelimelerim yavaş yavaş sana, sen, durdurak tanımadan yeni bir kıyafetle çıktın karşıma.
Parmak uçlarımda kaybediyorum sıcaklığını. Yazdıkça uzaklaşıyorum sesinden, teninden ve bakışlarından
Seni unutmak istiyor kalbim çok acıyor.Susuyorum ağlamıyorum sensizliğe alışıyorum artık kan yaşları akıtıyorum.
hava kararmaya başlayınca, daha çok arıyorum sanki seni. soğuktan mı korkum, karanlıktan mı, sensizlikten mi, yalnızlıktan mı, nöbetlerimden mi, çaresizlğimden mi...
bil(m)iyorum....____________kahırdan
artık hissetmiyorum... unutmaya başladım; kokunu, sevdiğin şeyleri, söylediğin şarkayı, bana bakışını,
sevişini, sarılışını... yaşadık mı sahi senle?
gülüyordum galiba. sen yüzüme çok yakıştığını söylüyordun gülmenin. ben gülünce sen gülüyordun. sen gülünce denizler duruluyordu gözlerinde. şimdi fırtına var. gülmek bana yakışmıyor (mu) !!!
edebiyatı seviyor(d)um. sana olan aşkımı yüreğimden sonra en iyi o anlatıyordu. ben de hep yazıyordum.
bak yine yazıyorum... küstüm,
gel____ (me) artık.
aşk acı çekmekse
sev____(me) artık.
kara gecelerde ben bulurum yoldaş kendime,
kork____(ma)
çekmem fişini hayatın!!!
yoruldum,
kuramıyorum artık.
nolur,
gel_____(me)!!!
 
 
DANYALLL


Sevgilim










Sevgilim, yetimim benim,
Aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken
Kapılar kapalı, dünya buzlu cam
Uyuşmuş gözlerimin önünde
Hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan

İkimiz yerine dinliyorum
Sevdiğin şarkıları
Siyah tişörtünü giyiyorum yatarken
Gömleklerini, kazaklarını, kokunu
Senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken
Gün boyu elimde kahve fincanı


Kapıyı açmıyorum
Telefonlara çıkmıyorum
Başını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların

Sevgilim, yetimim benim,
Nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata
Öldüğünden haberi yok fotoğraflarının


 
DANYALLL






Papatyan**












Ben,
Beyaz, narin papatyan.
Her bir yaprağıma
Düşlerimi yazıp sundum sana.
Belki gelirsin diye
Umutla boy verdim.
Her doğan günde
Süzülen kartalda bakışlarını gördüm.
Avundum..

Deli rüzgarı nefesin diye soludum..
Başımda bekleyen çılgın bulut sendin.
Üzerime düşen her damlada hayat buldum.
Büyüdüm, üşüdüm de,
Sensiz inen gecede
Kapattım düş kokan yaprağımı yalnızlıkta.

Soluktu yarına hayallerim.
Yine de umuda dönük yüzüm
Seni bekledim...
Ellerini bekledim..
Sararsın diye bekledim..

Bak, zamansız kışa döndü baharım.
Doruklarda çetin geçer bu mevsim.
Hani tutunacak toprağım da kalmadı sarp kayalıkta.
Yıllara meydan okuyan cılız bedenim,
Düşüyor, görüyor musun?..

Sadeliğimi gizleyen beyazım soluyor
Gelecek misin?

Sevdanı yazdığın sayfalarının koynunda
Düş kokan
Umut kokan
Aşk kokan
Kurumuş papatyanı saklar mısın?







 
 



Bir gözlerin vardı gözyaşım kaldı
Bir yüreğin vardı hatıran kaldı
Bir sözlerin vardı sitemim kaldı
Bir hayat aşkım vardı gitti yarım kaldı


Son bir acım vardı o da sensiz kaldı
Ah bu canım güllere yandı sensiz nefes aldı


Yar yalan değildi bir rüya gibiydi
Bitti yüreğimde acısı kaldı


Dön; nasıl kimle nerdeysen
Dön; beni biraz sevdiysen
Dön; yüreğimde hasret çaresiz kaldı










Acılarımın orta yerine kurduğun
Derme çatma düşlerine yazık olur
Git!

Çoktan beridir;
Dünlerimin ardı sıra gelen yarınlarımın,
Müptelası kara bulutların ısrarı.
O bulutlar ki bana sevdalı.
Bence git!

İncecik bir aşktan,
Olmadık mucizeler bekleme.
Düştüğün dehlizler
Kabusun olur,
Yazık olur.
Git!

Koptu kopacak avuntularıma,
Sallanan yarınlarımın altına,
Gazete kağıdı sıkıştırma çabaların öyle boş ki..
Alın yazım ağır gelir masalsı düşlerine,
Çocukluk etme,
Git!

Git;
Çünkü sen gelmeden çok önce
Tükendi bende her şey.
Son yarınımı da,
Önün sıra çıkan bir umutsuza verdim.
Köhne duraklarda,
Yanlış zamanlarda bir hiçim ben.
Umutlanma boşuna, tükenirsin..
Git!
















 
 
Yine Bahar Geldi ....DANYALLL
 
 


 


 


Yine bahar geldi mavi sevdam,
Ağaçlar çiçek açtı sen hala gelmedin.
Gecelerimin şafağı bitti,
Ömrüm geçti, sen hala gelmedin.
Bir düşü kovalarken geçmiş zaman,
Saçlarıma aklar düşmüş az önce gördüm,
Sen hala gelmedin.
Beklemekten yorulmuş yüreğim,
Geçen zamana yenildim..
Ama sen hala gelmedin..

Kara gecelerin bağrından çıkmalıyım artık,
Seheri kızıl değil,
Mavi sabaha uyanmalıyım artık.
Sen gelsen de gelmesen de mavi sevdam,
Yarınlara umutla bakmalıyım artık.
Seni bekledim bunca zaman,
Ömrümün en güzel çağında sendin içimdeki yalan.
Bir hayale, bir düşe yenik düştü zaman,
Saçlarıma aklar geldi,
Sen hala gelmedin mavi sevdam.

Yılların yorgunluğudur yüzümün her santiminde,
Gözlerimin feri sönmüş sen gelmedikçe,
Uğruna bir ömür geçmiş yüreğim demlenmekte..
Ölümün ılık nefesi sonbaharımda beni beklemekte..
Artık ister gel mavi sevdam, istersen hiç gelme..
Şimdi düşlerimin sonbaharındayım,
Buz kesti yüreğim, bana inan.
Sevmeyen yürek zamanla nasırlaşır derlerdi, inanmazdım.
Öylesine nasırlaşmışım ki,
Kabuk kabuk yüreğim,

Bir inat uğruna kör olmuş gözlerim,
Sözlerim artık gecenin alacakaranlığı..
Sevgi nehriydi içimde sana akan,
Yüreğimden taşırıp sevgi tohumlarını,
Gözyaşımla sulayıp büyüttüm
Çiçek çiçek açtım baharda umutlar büyüttüm.
Şimdi çöle döndüm ben,
İşte bana kalan...
Nasır tutmuş bir yürek,
Bir damla suya, sana, hasret ben...

Neydi beni sana bağlayan, hiç anlamadım,
Anlayamadım,
Haysiyet,
Onur,
Gurur belki de bunlardı,
Beni böyle tek başına koyan...
Yalnızım işte,
Yapayalnız,
Tek başına gidiyorum,
Ömrümün sonuna ben....,

Ağaçlar çiçek açtı sen hala gelmedin.
Gecelerimin şafağı bitti,
Ömrüm geçti, sen hala gelmedin.
Bir düşü kovalarken geçmiş zaman,
Saçlarıma aklar düşmüş az önce gördüm,
Sen hala gelmedin.
Beklemekten yorulmuş yüreğim,
Geçen zamana yenildim..
Ama sen hala gelmedin..

Kara gecelerin bağrından çıkmalıyım artık,
Seheri kızıl değil,
Mavi sabaha uyanmalıyım artık.
Sen gelsen de gelmesen de mavi sevdam,
Yarınlara umutla bakmalıyım artık.
Seni bekledim bunca zaman,
Ömrümün en güzel çağında sendin içimdeki yalan.
Bir hayale, bir düşe yenik düştü zaman,
Saçlarıma aklar geldi,
Sen hala gelmedin mavi sevdam.

Yılların yorgunluğudur yüzümün her santiminde,
Gözlerimin feri sönmüş sen gelmedikçe,
Uğruna bir ömür geçmiş yüreğim demlenmekte..
Ölümün ılık nefesi sonbaharımda beni beklemekte..
Artık ister gel mavi sevdam, istersen hiç gelme..
Şimdi düşlerimin sonbaharındayım,
Buz kesti yüreğim, bana inan.
Sevmeyen yürek zamanla nasırlaşır derlerdi, inanmazdım.
Öylesine nasırlaşmışım ki,
Kabuk kabuk yüreğim,

Bir inat uğruna kör olmuş gözlerim,
Sözlerim artık gecenin alacakaranlığı..
Sevgi nehriydi içimde sana akan,
Yüreğimden taşırıp sevgi tohumlarını,
Gözyaşımla sulayıp büyüttüm
Çiçek çiçek açtım baharda umutlar büyüttüm.
Şimdi çöle döndüm ben,
İşte bana kalan...
Nasır tutmuş bir yürek,
Bir damla suya, sana, hasret ben...

Neydi beni sana bağlayan, hiç anlamadım,
Anlayamadım,
Haysiyet,
Onur,
Gurur belki de bunlardı,
Beni böyle tek başına koyan...
Yalnızım işte,
Yapayalnız,
Tek başına gidiyorum,
Ömrümün sonuna ben....
 
 
 
Meleklerim Bu Sizin için...
 
 
Yıllardır aradığımsın, ömür boyu beklediğimsin, inan sevdiğim inan, seni bunca sevmem boşuna değil...



Boşuna değil
Her dakika seni hatırlayışım
Boşuna değil her akşam
İçime bir garipliğin çökmesi
Bu şehrin bütün sokaklarında
Yana yakıla seni aramam boşuna değil

Boşuna değil pazarları sevmeyişim
Durup durup içimin kararması
Gözlerimin dolması apansız
Boşuna değil
İnan boşuna değil sevdiğim
Bu dalıp dalıp gitmeler
Bu dayanılmaz özlem
Bu sevda boşuna değil





Kolu kanadı kırılmış bir serçeyim senden uzakta
Suyu kesilmiş çeşmeyim
Bir gece lambasıyım kırılmış, sönük
Biliyorum
Her şey seninle güzel
Her şey seninle büyük
İnan sevdiğim inan
Yıllardır aradığımsın
Ömür boyu beklediğimsin
Ben bir martıyım yalnız küçük
Sen dalga dalga denizimsin






Koşmak sana doğru
Yaşamak senin için
Ve katlanmak her şeye seninle
Tek başına değil
İnan sevdiğim inan
Seni bunca sevmem
Boşuna değil.





Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.

Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak

Aklıma her geldiğinde ağlayarak....


 
 


BUGÜNÜ YAŞIYORSAM YARINI SANA BANA GETİRECEGİNE İNANDIĞIM İÇİN.....


 
 
 


KaDeRiMSiN İmKaNSiZiMSiN..





 
 
 


 
 
 
 
 
 



BEN SENİ KALBİME YAZDIM BU KALP DURMADIKÇA O YAZI SİLİNMEZ




GİTTİN.....AMA BEN BEKLİY0RUM BİTANEM NOLUR YETER ARTIK GEL BANA...SENİ
SEVİYORUM










 
 
 
 
 
 
 


 
 
 
 
 
 

HANİ DERDİN YA SEN BİTANESİN BİTANEN BURDA SEN NERDESİN...

 
 
 
 



 
 
 
 
 






SENİ KİMLER ALDI KİMLER ÖPÜYOR SENİ...

 

 




 
 
 
 



 
 
 



 
 







!!!!...SENİ SEVİYORUM...!!!

!!!...MeL£qiM...!!!

Bitanem...

A$kım...

Her$eyim...
 
 
 
 
DANYALLL
 
 
 
 

Ağladım
 
 
 


AĞLADIM
Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Yorum yaz!

<- SON SAYFA :: SONRAKİ SAYFA ->

Hakkımda

........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın
sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı
dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye
seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.

30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost
işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği
şefkatle imdadına yetişiveriyor.

Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında
insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine
karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin
içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,

iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve
kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin;
kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve

kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi.
Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete
dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın
raksetmesine.

Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele
yürüyor.
İnsan, şuuraltındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla
tövbekarı birarada farkediyor.

Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken.
Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim.
Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete
bulayan benim.

Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim,
hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız
ve asil.
Ben, hem örs hem çekicim.

İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı..
Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar dakanlı iç
savaşlarına borçlu ilerlemesini..
O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir

uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların
içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve
-yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi
öğreniyorsun.
Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça
uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların.
Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar;
sevapları ve zaferleri kadar.
Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç
yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.
Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan,
çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk
çıkıyor ortaya
ki olgunluk diyorlar adına.....

Can Dündar

DANYALLL SEVĞİ PINARI


KATEGORİLERİM

ARKADAŞLARIM

SEVGİ PINAR'IM


SEN
SAYFA SAYFA
OKUDUĞUM
FIRSAT
FIRSAT
OKUMAYA
DOYAMADIĞIM
TEK
ROMANIMSIN
AŞKIM










~~ (¯`'·.«M@v!-FM».·'´¯) Icinizdeki Sesi Uyandirin!

~~ (¯`'·.«M@v!-ߨñ©µK-FM».·'´¯)


ein Bild
ÇANAKKALE ÇİZGİ FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA


ein Bild
BABAM VE OĞLUM FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA


ein Bild
SON OSMANLI FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA
MySpace Codes, Myspace Generators, Myspace Graphics

DaNyAlll'In GöNüL BaHçEsİ SeVğİ PıNaRı
Günlük Burç
Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....