DÜNYA
İNSANLARIN
İHTİYAÇLARINI
KARŞILAR;
AMA
İHTİRASLARINI
ASLA...!
Seviyorum Seni - SEVGİ PINARI - Blogcu



DANYALLL'IN ♥♥♥ SEVGİ PINAR'IM

SEVGİ PINARI

9/11/2009 - Seviyorum Seni

Kategori: Resimli_Siirler
Seviyorum Seni












SEN BENİM

Aşkım...
Bebeğim...
Canım...
Çarem...
Dünyam...
Eşsizim...
Fırtınam...
Geleceğim...
Hayat Arkadaşım...
Işığım...
İlkim...
Jokerim...
Kalp Atışlarım...
Limanım...
Mucizem...
Nefesim...
Olmazsa Olmazım...
Özlemim...
Pırıltım...
Rotam...
Sebebim...
Şansım...
Tılsımım...
Uğurum...
Ümitlerim...
Vazgeçilmezim...
Yasama hevesim...
ZAFERLERİM...

AŞKIMSIN... Bunun ötesi yok bunu açıklayacak başka bir kavramda yok.


BEBEĞİMSİN... Bir anne bebeğinin üzerine nasıl titriyorsa bende sana öyleyim, gözümden sakınıyorum seni.



CANIMSIN... Evet sen canımın canı kanımın kanı yüreğimin yüreği nefesimin nefesisin.



ÇAREMSİN... Her derimi bir şekilde seninle çözüyorum. Senin sevgin bana güç katıyor...

DÜNYAMSIN... Mutluluğum hüznüm tebessümüm acım hepsini herşeyi sende yaşıyorum sen minicik ama kocaman? Dünyamsın benim.

EŞSİZİM... Sen teksin işte.

TEKTANEMSİN BENİM... Eşsizsin varlığınla ruhunla bakışınla gülüşünle dokunuşunla bitanesin.

FIRTINAM... Hayatıma girdiğin ilk zamanlarda sevdan basımı öylesine döndürdü ki fırtınam oldun beni oradan oraya sürükleyip sersemlettin.

GELECEĞİM... Bunca zaman yalnızdı bu ruh... Dile kolay sensiz geçen onca sene, ama artık sen varsın sen geleceğimsin...

HAYAT ARKADAŞIM... Bir insanin hayatında anne baba ve kardeşlerinden sonra en önemli şahıstır eşi... Sende benim için bu çekilmezi hayatta arkadaşım olacaksın inşallah.

IŞIĞIM... Seni ilk tanıdığımda dipsiz bir kuyudaydım sanki. Kapkaranlık soğuk bi kuyu.
SEN BENİM IŞIĞIM OLDUN...
Hemde Işıkların En Güzelisin Çünkü Sadece Doğru Ve Güzel Olan Herşeyi Aydınlattın Bana Sevgin Ve Güveninle... .

İLKİM... Sanırım anladın bunu hayatımdaki bütün ilklere sen sahipsin ve UNUTMA İLKLER İZ BIRAKIR VE İZ BIRAKANLAR UNUTULMAZ...

JOKERİM... Hayat bazen kafa bulur ya bizimle ya da kafa bulduğunu zanneder iste sen kaybettiğimi sandığım o anlarda,
hep yanımda oldun sayende yeniden kazandım... Jokerim oldun.

KALP ATIŞLARIM... Bu kalp sensizken atmaya korkuyor sen benim kalbimin en heyecanlı en hızlı en yavaş ritmisin yaşamam için gereklisin.

LİMANIM... Çaresizce yüzerken hayat denilen bu koca denizde, sığınacak bir liman bulamamıştım o amansız fırtınalarda.
AMA SEN ÇIKAGELDİN LİMANIM OLDUN SANA SIĞINDIM.


MUCİZEM... İnanılması güç olaylardır mucizeler ve gerçek ötesi varlıklar olur o mucizelerde.

İste tipki sen!

Hayat bana senin gibi bir mucize sundu

Anladım ki ben özelim ki seni yolladı Rabbim bana.



NEFESİM... Sen olmadan bu kalp atmıyor demiştim.


Atmayan bir kalp nasıl nefes sağlar?
Varlığımsın...

OLMAZSA OLMAZIM... Her insanın hayatında
olmazsa olmazları vardır.
Kiminin içkisi kiminin kahvesi kimininse ufacık oyuncağı...
Sende benim olmazsa olmazımsın.

ÖZLEMLERİM... Özlediğim herşeyi sende buluyorum.
Çocukluğumu, yaramazlıklarımı, korkmadan ağlamayı..

PIRILTIM... Hani her zaman dersin ya gözlerin parıldıyor diye.
İste canım bu parıltıların sebebi sensin.
İyi olan güzel olan herşeyi varlığınla aydınlatıyorsun.

ROTAM... Nereye gideceğimi bilmiyordum senden önce
bir hedefim bir amacım yoktu.
Ama sen rotam oldun ve artık hayatı hedefledim.

SEBEBİM... Her şeyin bir sebebi var ya! Benimde şimdi mutlu olmamın başarılı olmamın gülmemin sebebi sensin.

ŞANSIM... Hayattaki en büyük şansımsın.
Seni hak ettiğim için şanslıyım.

TILSIMIM... Sen sihirli bir değnekle geldin sanki bana.
Aşkın sihrini öylesine güzel yaşattın,
öylesine döndürdün ki başımı tılsımım oldun.

UĞURUM... Uğur böceğim benim sen benim uğurumsun işte. Yanımda olmasan bile varlığın bana uğur getiriyor.
Senin varlığınla inandığım değerler uğruna savaşıp mücadele ediyorum Ve korkmuyorum çünkü sen varsın...


ÜMİTLERİM... Beklentilerim hep senin üzerine kurulu hayattaki tek ve en büyük ümidimsin...
UNUTMA İNSANLAR ÜMİT ETMEDEN YAŞAYAMAZLARMIŞ...



VAZGECİLMEZİM... YARDAN GEÇİLMEZ DERLER YA BENDE SENDEN GEÇEMEM bu yeter sanırım.



YAŞAMA HEVESİM... Senin sevginle yeniden tutundum hayata.....





ZAFERLERİM... İşte Bu Ya Seni Anlatan En Önemli Kelime Bu Belkide... Sende Kazandım Her Şeyi... Aşkımı, Sevgimi, Güveni, Saygıyı, İnancı, Mutluluğu, Hüznü Bile...
danyalll







 
Varlığının Içindeki Yoksullukla Yol Alıyorum,Nereye Bilmeden...‏

 

 

 





......... Savrulan polenlerin arasında sığınacak yuva arayan tek kanatlı serçeydim sürüden kovulmuşluğumda... Kırılmış horlanmış dışlanmış kurtlar sofrasının orta yerine bırakılıp akıbeti gülerek izlenen şaklaban gibiydim bir başınalığımda... Direnmek onurdu...



......... Emekçi kuş sürüleri militarist leş kargaları tarafından Taksime ulaştırılmamak için coplanırken tek kanadımın tüyleri rüzgâr yeleli atların ve kahverengi aslanların yelelerine özenircesine diken gibi çivi gibi dimdik oluyor rüzgâr kulaklarıma kışkırtıcı şarkılar fısıldıyor tahriklere açık bıraktığım yüreğime biber gazı ve gaz bombaları yağıyordu... Üstelik ne bir hastanede nede aidat ödemediğim bir sendika önünde değilken...




......... Vadi yeşil elbiselerini giymeye başlamış ve ani çıkan lodos güneş görmeyen yosunlu kayaların üzerine toprağa ilk düşen yağmurun yaydığı toprak ve çimen kokularına inat şarkı söyler gibi düşüyor damlıyordu... Yosunlardan yansıyan sesler karıştığı rüzgârla valsında provakatif eylemini çoğaltıyor tahrikleri buyur eden yüreğimin bam teline güm güm vuruyordu kabul etmemin onurunda...



......... Transatlantiğin yol alışında buz dağına çarpışı gibi acı ve görkemli değildi ama her canlının içinde yer eden türden kıpırtılarla uyanırdım güne ve gün uzun gün hiç bitmeyecek de olsa tek kanatlı yaren yanımdı dik tutan ve direnmemi sağlayan... Rüzgâr ve lodos görevini yapmanın ahengiyle çoktan ufuktan kaybolmuş meydan aç kurtlara direnişe hazırlanan serçeye kalmıştı...



......... Akşam bir başka hüzünle çökerdi gittiğim her yerde ve yine ayine hazırlanan rahibe sessizliği ve pusuya yatmış kimliği bilinmez aç hayvanların nefessizliğinde yol vaktiydi bir kentin gecesinden diğer kentin sessizliğine uzanmak için... Sessizlikler oldum olası kışkırtır beni ve asi serseri ruhuma yol olur yoldaş olur uzanırım geceye nefes almadan... Geceler nefestir tükenmişliğime yol göstericidir havai fişekle aydınlatılmış gökkuşağı renkleridir yolumu kaybetmişliğimde...



......... Pusulasını kaybetmiş acemi denizcinin hafifliği ve rotasını şaşırmanın ağırlığında fırtına öncesi sessizlikte yol alır gibi savruluyorum düşlerimde seni bulacağım umuduyla... Bakmak değil gözlerimin önünde bile görmediğim dokunmadığım tutmadığım hissetmediğim ki olsa bile d u y u m s a y a m a y a c a ğ ı m anları varmış gibi varsaymaktır yolumu yönümü şaşırtan ve saptığım yanlış yollarda biçare bırakan... Öylesine savruluyor ve öylesine yolumdan çıkıyorum ki nereye baksam aynı yerde olduğumu görüyor tökezliyor ve tek kanadımın o acılı tüylerinin altında kendimi korunaklı hissediyor yine ve yeniden oraya sığınıyorum yarın hangi fırtına ve yağmurun yoksul tenimi hangi vadilere sürükleyeceğini bilmeden...
 
                       danyalll

 

 

 





Kadın;dünya alfabelerinde yer almayan tek eşsiz harf...







Bir doğa portresi gibiydi kadın...!
/.../
Kirpikleri güneş tutulmaları kadar asil
Toprağın bereketine yüz sürerken
Elleri başaklar kadar değerli
Emekleri yüreği kadar engin
Teni dağ esintilerinden ziyade ılık
Varlığı deseler
Kar beyazı tınısı...




Bir zaman mucizesiydi kadın...!
/.../
İki iklimin mavi takvimlerde ki
Döküntüsü kadar doyumsuz
Gökyüzünün ekoseli görüntüsünde
Ay'ın bulut arkasındaki utangaçlığı
Yüzü deseler
Gerçekle masal arası...




Bir gökkuşağının her rengiydi kadın...
/.../
İki dalganın renk tayfı kadar vurguni
Kelebek vadisinde yapılan gösteri
Asrı günlerin üstüne yüklerken
Bir tarih kadar anlamlı
Bir kainat kadar dolu...
Bulun deseler
Unutulmuş kış çiçeklerinin
Ayaza kesen
Filizlerine saklı...




Kadın;yeryüzünde yazılacak en güzel şiir..




DANYALLL

 

 

 



SENi DUSUNUYORUM,..!!!!!!!!!!!
 



Seni düşünüyorum
Seni düşünüyorum gözlerim kapalı
Gecenin bir yarısı
Işıklar sönük radyom çalıyor
İçimi ısıtan sımsıcak bir müzik
Bir ben seninle dans ediyor
Bir ben gizlice bir köşeden bizi seyrediyor
Ve bir bende kulağıma fısıldıyor
Korkak niçin bunu sadece geceleri yaşıyorsun
Böyle gizli gizli




Kızıyorum kendime
Bu tutkunun tüm ruhumu sarmasına
Beni benden çalıp
Sana esir etmesine
İzin verdiğim için





Tüm uzuvlarıma emirler yağdırıyorum
Gözlerime artık o gözlere bakmayacaksın
Kulaklarıma artık onu duymayacaksın
Ellerime artık ona dokunmayacaksın
Ve yüreğime
Artık onu sevmemelisin diye
Hepsi birden isyan ediyorlar
Korkak bunca güzel şeyden vazgeçmek niye







Kalbime zincir vuracağım
Sevgim bütün kilitleri eritiyor
Çık git bedenimden diye kovuyorum
Ruhum olmaz diye inat ediyor

Çaresizlik bir baykuş gibi başımda
Ne bu güzel duyguların tadına varabiliyorum
Nede kurtulamadığım bir sevdanın
Efkarın dan kendimi kurtarabiliyorum








Ölmeden mi çekiyorum günahlarımın bedelini
Cehennem ateşiyle yakacağına bedenimi
Sevda ateşiyle mi yakıyor tanrı
Bu dünyada ruhumu

Eğer tüm günahlarımın bedelini
Seni sevmekle ödeyeceksem
İşlemediğim günahları da satın alırım
İşte o zaman sonsuza kadar
Sana sevdalı kalırım


DANYALLL






 
 
Hayatta Herşey Kısmet...
 
 
Tanım-sızım !!!......‏
 
 




Hüzün kokulu beyhude gençliğimin anısına,iki damla göz yaşına bir de idamlık bir aşkın son arzusuna yakışır bir gece yayılıyor odama,sabaha ramak kala...yastığımın altında yıllar öncesinden kalma bayat bir kaç mutluluk ilişiyor gözlerime...sahte bir tebessümle dudaklarıma konduruyorum belki bu defa işe yarar diye...sonuç yine hüsran...neden bu gülücükler büyük geliyor yüzüme?



Uykuyu unutmuş,düş korkağı gözlerime uyku değmeden soluk düşler bulaşıyor...Bitmeyen geceyi sabahlamak adına düşler biriktiriyorum uyku garibi gözlerimle...Sabaha bir gece kala,kalan son düşlerimi de tüketiyorum üşümüş gözlerimle...Nefesim kan kokuyor...Aldığım nefes yetmiyor ciğerlerime...Kan bağışlıyorum bileklerimden nefesime...Ölmeme bir nefes kalmışken yeni bir düş bir nefes daha katıyor solgun benliğime...Kör gözlerimle istemsizce izliyorum son düşümü son nefesim tükenene kadar...



Hiç tanımadığım yüzler oynuyor bu düşün baş rollerinde...İsmini bile duymadığım bir kent büyüyor içimde...Aşk firavunlarının kenti...Sol yanımda sakladığım son yalnızlıklarımı çalmak istiyorlar benden gözlerine aşk pusmuş firavunlar...Kaçıyorum...Ama sadece Yalnızlığımı öldürüyorum iki durak arası gelgitlerle..."Tanrım" diyorum..."Bu kentte neden bu kadar çok durak var?" Bütün yalnızlıklarım tükeniyor birer birer...Her durakta gözlerime aynalar batıyor...Kör oluyorum önce...Sonra birden gözlerimi görüyorum aynalarda...Gözlerim kimsesiz bir kenti hapsetmiş kan kokan siyahına...Bu düş ne zaman bitecek?...El yordamıyla yürüyorum hiç tanımadığım sokaklarda...Birkaç adım susuyorum…Sonra…Sonra bir adım daha düşüyorum hayata,bir ayrılığı daha yüklenerek…Her adımda bir ben yitiriyorum…Ve sonra...Son durağa geliyorum elimde kalan son benle...Buğulu gözlerle okuyorum yazanları..."SON DURAK ÖLÜM...YOLCU KALMASIN...!"...Bakıyorum etrafıma tek yolcu benim...Durağın afişinde ismim yazılı...Son nefeslerimi sayıyorum çaresiz..."Gel" diyorum artık Azrail'ime..."Gel ve bitsin bu düş..." Bileklerime kırılmış aynalarımın cam kırıkları pusuyor...Buz tutuyor yangın kokan saçlarım...Dudaklarım...Dudaklarım hükmünü yitirmiş bir yalnızlığın son demlerine kuruyor tebessümün dar ağacını...Yalan bir tebessüm konduruyorum önce dudaklarıma...Sonra bir yenisini denemek için intihar ediyorum öncekini...Sonra bir diğeri...Elimdeki bütün tebessümler tükeniyor...Bekliyorum çaresiz...Birden gidişin geliyor aklıma...Ayaklarıma batıyor yokluğun...Yürüyemiyorum...Bileklerim kan damlatıyor kentin son durağına...Düşüyorum...Azrail’ime bir nefes kala bileklerimden tutuyor gidişin...Gidemiyorum...Bir düşün kan kokan siyahından,ölüme vuslat kala,gecenin efkar yüklü gözlerine düşüyorum...Uyanıyorum...Yine ölmemişim...



Düş kaçağı gözlerimi asıyorum gecenin zifiri yalnızlığına...Gecenin sabaha en yakın olduğu an hüzün değiyor şakağıma...Ben en güzel satırlarımla kaleme adını sayıklatıyorum…Bak ben yine ölümden dönüyorum ölüme meftun bir hayata...Ölmeyi bile hak etmiyorum ya...İçim acıyor...Ben iç kanamalı bir hastayım...Cesetler biriktiriyorum kalbimin morguna...Ceplerimden taşıyor işlediğim bütün cinayetler...Korkuyorum...Lisanım en aşk yanlarından suskun,kalbim en acıyan yerlerinden vurgun...Sessizliğimi bozmama ramak kala sabaha çıkacak kadar susacaklarım var yanımda...Bir damla aşk muhtaçlığında hangi gece varmaz ki sabaha?



Tanımsızım...Suskun bir aşkın zanlısıyım...Faili malum bir cinayetin bilinmeyen mağduruyum...Ruhuna fatihalık bir gençliğin mekanı cennet olamayan kişiliğiyim...Hükümsüzüm...



Şimdi yaklaşmayın bana ne olur...Dokunmayın iç kanamalarıma...Bir ölümden dönüyorum,yaralıyım...Bu defa yalnızlığımdan vurgun yedim...Suskunum...Suskun günceme son nefesimi veriyorum dokunmayın bana...Yalnızca öldürün beni en aşk yanlarımdan...Vurun şimdi kelimelerime aşk kelepçesini...Işıksız zindanlarda aşksız kelimelerle tüketin kalemimi...Katilin katline muhtaç bir maktülüm...Aşksızlığa hüküm giydim...Müebbetim...Ve iyiyim...



Ve son nefesim:
ADI YALNIZLIKTI,AŞKTI ACITTI...!
 
Yorum yaz!

<- SON SAYFA :: SONRAKİ SAYFA ->

Hakkımda

........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın
sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı
dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye
seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.

30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost
işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği
şefkatle imdadına yetişiveriyor.

Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında
insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine
karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin
içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,

iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve
kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin;
kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve

kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi.
Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete
dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın
raksetmesine.

Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele
yürüyor.
İnsan, şuuraltındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla
tövbekarı birarada farkediyor.

Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken.
Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim.
Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete
bulayan benim.

Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim,
hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız
ve asil.
Ben, hem örs hem çekicim.

İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı..
Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar dakanlı iç
savaşlarına borçlu ilerlemesini..
O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir

uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların
içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve
-yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi
öğreniyorsun.
Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça
uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların.
Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar;
sevapları ve zaferleri kadar.
Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç
yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.
Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan,
çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk
çıkıyor ortaya
ki olgunluk diyorlar adına.....

Can Dündar

DANYALLL SEVĞİ PINARI


KATEGORİLERİM

ARKADAŞLARIM

SEVGİ PINAR'IM


SEN
SAYFA SAYFA
OKUDUĞUM
FIRSAT
FIRSAT
OKUMAYA
DOYAMADIĞIM
TEK
ROMANIMSIN
AŞKIM










~~ (¯`'·.«M@v!-FM».·'´¯) Icinizdeki Sesi Uyandirin!

~~ (¯`'·.«M@v!-ߨñ©µK-FM».·'´¯)


ein Bild
ÇANAKKALE ÇİZGİ FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA


ein Bild
BABAM VE OĞLUM FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA


ein Bild
SON OSMANLI FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA
MySpace Codes, Myspace Generators, Myspace Graphics

DaNyAlll'In GöNüL BaHçEsİ SeVğİ PıNaRı
Günlük Burç
Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....