8/11/2009 - Sarmaşık gülleri......
Yalnız kalan ruhumun
Acısı çok derindir Yıllar geçsede inan Kalbim yine senindir Alamaz bin sevgili Kalbimdeki şu yeri Sanki içimde o açar, bu şarmaşık gülleri,...
Heryerde hatıran var Herşey seninle dolu Herşeyde senin izin Bu yol aşkının yolu Alamaz bin sevgili Kalbimdeki şu yeri Sanki içimde o açar, bu şarmaşık gülleri,...
Benliğimden ayrılan Bende ki hatıralar Tazelenir yeniden Eski derin yaralar Alamaz bin sevgili Kalbimdeki şu yeri Sanki içimde o açar, bu şarmaşık gülleri,...
Söz - Müzik: Teoman Alpay -Zara
Yorum yaz!
Hakkımda
........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı
dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.
30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost
işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği
şefkatle imdadına yetişiveriyor.
Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında
insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin
içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,
iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve
kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin;
kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve
kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi.
Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın raksetmesine.
Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele
yürüyor.
İnsan, şuuraltındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla
tövbekarı birarada farkediyor.
Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken.
Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim.
Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete
bulayan benim.
Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim,
hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız
ve asil.
Ben, hem örs hem çekicim.
İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı..
Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar dakanlı iç
savaşlarına borçlu ilerlemesini..
O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir
uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların
içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve
-yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi
öğreniyorsun.
Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça
uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların.
Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar;
sevapları ve zaferleri kadar.
Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç
yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.
Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan,
çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk
çıkıyor ortaya
ki olgunluk diyorlar adına.....
Can DündarDANYALLL SEVĞİ PINARI
SEVGİ PINAR'IM
SEN SAYFA SAYFA OKUDUĞUM FIRSAT FIRSAT OKUMAYA DOYAMADIĞIM TEK ROMANIMSIN AŞKIM
~~ (¯`'·.«M@v!-FM».·'´¯) Icinizdeki Sesi Uyandirin!
~~ (¯`'·.«M@v!-ߨñ©µK-FM».·'´¯)
ÇANAKKALE ÇİZGİ FİLMİNİ İZLEMEK İÇİN TIKLA
BABAM VE OĞLUM FİLMİNİİZLEMEK İÇİN TIKLA
SON OSMANLI FİLMİNİİZLEMEK İÇİN TIKLA