DÜNYA
İNSANLARIN
İHTİYAÇLARINI
KARŞILAR;
AMA
İHTİRASLARINI
ASLA...!
düşünmeden - SEVGİ PINARI - Blogcu



DANYALLL'IN ♥♥♥ SEVGİ PINAR'IM

SEVGİ PINARI

31/10/2009 - düşünmeden

Kategori: Resimli_Siirler
"Aşıklar sadece daha iyiyi umut etmeyi değil, onu yapmak için çaba
göstermeyi de öğrenirler. Aşkı sıradan şeylerin tutsağı yapmak, onun
tutkusunu almak ve onu sonsuza kadar yitirmek demektir."
"Gerçek sevgi, kimin daha karlı çıkacağını düşünmeden bir insana vermeyi
düşünmektir."

SEVMEK"Engellere üzerinden aşılacak fırsatlar olarak bakarsak sadece çözüm
bulmakla kalmayız, kendimizin genel sorun çözme yeteneklerini de artırırız."
"Sevgi yetişmek için en verimli toprağı sunar bize. Sevgi eski yaraları
açmak değildir; onları kapatmaktır. Ayağa kalkıp yaşamaya devam etmek
demektir."

"Kalp; tutkularımızın yaşadığı yerdir. Çok narindir, kolayca kırılır, ama
inanılmaz derecede esnektir. Kalbi aldatmaya çalışmanın anlamı yoktur. Onun
yaşaması bizim dürüstlüğümüze bağlıdır."
"Yaşam sevgiyle de korkuyla da yürütülse her zaman bir serüvendir. Korku
yaşamın sınırlandırılması dır hayırdır. Sevgi yaşamın özgürlüğe
kavuşturulması dır. EVET deyin."

AŞK"Derdin ne kadar oturmuş, görünüşün ne kadar umutsuz, yanlışın ne kadar
büyük olduğu hiç fark etmez. Sevgiyi yeteri derecede anlamak hepsini yok
edecektir."

 
 
" Olgun insan pek çok yol, pek çok çözüm ve pek çok sonuç olduğunu bilir.
Sevgi kusursuzlukta ısrar etmez. Ama kim olduğumuz ve nasıl davrandığımız
arasındaki önemli ilişkiyi fark etmemizi gerektirir."
"Ne kadar akıllı yada duyarlı olursa olsun herkesin yanlışlık yaptığını ve
her halde de yapmaya devam edeceğini görüp bilmek rahatlatıcı bir şeydir. O
yüzden neden kusurlarımızı kabul edip insan soyuna katılmıyor ve rahatınıza
bakmıyorsunuz? "

"Kendilerine inananlar ve yaşadıkları ana güvenenler yaşamı en keyifli
bulanlardır. Bunlar, geçmişin pişmanlılar değil anıları depolayacak, bir yer
olduğunu ; geleceğin korku değil umutla dolu olması gerektiğini
öğrenmişlerdir. Ve bizim sadece günümüze ihtiyacımız vardır."
"Sevmekle geçen bir yaşam; asla sıkıcı olmayacaktır. "
 
"SENİ SEVİYORUM demekten asla bıkmayın ve sakınmayın."
"Sadece kalp için hasat zamanı yoktur. Sevgi tohumu sonsuza dek yeniden
ekilmelidir. "
 
 
 


 
 "Ne kadar zengin olsan, ancak yiyebildiğin kadar yersin."

"Her gülün dikeni vardir ama her dikenin gülü yoktur."

"Insan odur ki, başkasının incitisiyle incinmesin..
Ve insan odur ki, incitilmeye müstahak olanı incitmesin."

"Insandan belâ gelmez, hak istemedikçe,
Hak belâ vermez, kul azmadıkça."

"Sual de bilgiden doğar, cevap da."

"Ayıpsız dost arayan dostsuz kalır."

meyve, ağacın sebebidir. varlık, anlamını insanla kazanır.

yaratıcı, eserini, insanla seyreder, zira insan Hakk'ın gözü ve aynasıdır.

"niceye dek perdenin ardında , kapının dışında duracaksın.
kapıdaki şu perdeyi yırtsana."

"Maşrapamız küçükse deryayı suçlamaya hakkımız olmaz."
 

 
 

 



Sen benim ilkim ve sonum,
sen benim yıldızlara bakışım ve ağlayışım ,
sen benim yanlızlığım ve sessizliğim,
sen benim gün ışığım ve ay ışığım,
SEN BENİM BİRTANEMSİIN !
SENİ SEVİYORUM
 

Düşer misin sevdama?

Nasıl kapanır bu kanayan yara,
Nasıl anlatılır ki, sana bu hal?
Terimde tuz
gözyaşımda bal
Bağdas kurar mısın soframa?
Gözlerimde umut
Yüreğimde aşk.
Ölümleri boşlayıp
Düşer misin sevdama? 
Adnan YÜCEL

 

 
 
Gök,
güneşini denizle bölüşmüş!
mehtap göllere sinmiş ...
ve
inmiş tüm suların üzerine sevdalar.
Bütün ışıklar suya;
ben?
gözlerine düşmüşüm ..

muammer erkul

 
 
 
 

 


ve
sessiz ol yüreğim,
duyurma çığlığını,
bırak aksın içindeki dehlize
sen bil ki
duyurulmayan çığlıklardadır
bütün mucize...
 


 
 

 
 
BUDUR BENIM ÇABAM

Budur benim çabam, bu:
adanmak özlem çekerek
dolaşmaya günler boyu.
Güçlenip genişlemek derken,
binlerce kök salarak
kavramak hayatı derinden-
ve ortasından geçerek acının
olgunlaşmak hayatın ta ötesinde
ta ötesinde zamanın! ..

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ben hergece sen uyurken dalga olup sahile vuruyorum.
Rüzgar olup esiyorum sessizce.
Sen uyurken yüreğim geliyor üstünü örtmeye.
Bensizken üşürsün diye...

 
 
 
 
 
Her Şey Hayallerinizle Sınırlı ...

 



Elveda Diyemedik

Yıldızsız bir geceydi
Bir dağ çiçeği gibi şimdiden hasretteydim
sürgündüm çok uzaklardaydım,
Ve gözlerindi sürgün sebebim..
Çok çabuk çekildin hayatımdan
Kaderle el eleydin,
Bense kederle sarhoş...
Yarım kalmıştı hikayemiz
Göçmen kuşları gibi gelip geçtin bu şehirden
Belkide hayatımdan
Duymadın haykırışımı, acılarımı,
Benimsin sanmıştım uçtun avuçlarımdan
Tutamadım, gitmede diyemedim
Olamadın bir yıldızın kayışı kadar hayatımda
Zaman çok kısaydı bizim için
Yetmedi gözlerimizden yaşı silecek kadar
Nede elveda diyebilecek kadar...
 
danyalllll
 

Acılar Denizi

Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...

 
danyalll
 
 


Mutluluk kolay, sevgilim! 
 
Adınla geldi işte; aşk;
o büyük harcanma ...
Bugüne dek kendim için ne istediysem;
işte, ellerinde ...
Ne yaparsan yap,
işte harcanıyorum seninle ...
Adınla tükeniyorum ...
Ne varsa benimle bilinen,
sende tükeniyor ...
Aslıma dönüyorum aşkınla ...
İşte, hayat bize izin verdi;
seninle sevmeyi yaşıyorum,
mutlu tesadüflerle ...
Ama mutluluğun da üstünde bir yer var;
aşkdan bile büyülü acı orası.
Mutluluk kolay, sevgilim! ...
Orada, yukarıda, sana senden yakın bir sen var.
Onu görünce, kendine hasretinle kucaklaşacaksın;
o yukarıda buraya dönülmeyecek bir yer var ...
Var mısın oraya benimle gelmeye?
 
danyallll
 
 
 


 
ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığımı anladım..
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..

Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde,
''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan ,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez...
sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar,
ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
 


BİR DÜŞÜN İÇİNDE BİR DÜŞ

Alnına konsun bu öpüş!
Ve, şimdi senden ayrılırken, İtiraf edeyim ki-
Günlerimi bir düş Sayarken yanılmıyorsun;
Ama, umut gitmişse uzaklara
Bir gece ya da bir gün
Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
Fark eder mi bu yüzden?
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
Yalnızca bir düş içinde bir düş.
Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
Haykırışları içinde duruyorum:
Ve altın kum taneleri Tutuyorum avucumda-
Ne kadar az!
Ama nasıl da Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine
Ben ağlarken - ben ağlarken!
Ah Tanrım!
Daha SIKI Tutamaz mıyım onları?
Ah Tanrım!
Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
Bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?


 
İki Defa

Her şeyi iki defa buldum ben
Gökyüzünü, güneşi, yıldızları
Ve ne varsa baharla gelen:
İlkin gözlerimi açtığım gün dünyaya
Sonra hayatıma girdiğin gün sen.
Ölümüm de iki defa olacak benim:
Önce, sen beni unuttuğun için
Sonra, ben senden vazgectiğim gün
İki defa öleceğim.
Ama bu öyle uzak, öyle olanaksız ki
Gerçek ölüm geldiğinde bizi
Yine koyun koyuna bulacak
Ve uyandırmaya kıyamayacak.





SENİ ARIYORUM

Anlatacak nelerim var bir bilsen
İçimde ihtilaller kopmuş
Kendimi sürgüne verdim
Mutluluğum çoktan iflas etmis
İtiraza hakkım yok biliyorum
Beni savunmak sana düştü
Seni arıyorum...
Yarım kalmış şiirlerim gibisin
Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda
Öylesine eksiğim sensiz
Öylesine sahipsiz
İşte bütün umutlara
Havlu attım, gidiyorum
İçimde geç kalmışlığın çaresizliği
Çocuklar gibi ağlıyorum
Ve gel gör ki, her damla gözyaşımda
Yine seni arıyorum...

danyallll
 
 
 


KENDİ RUHUNU KENDİN SÜSLE

Bir süre sonra bir eli tutmakla
bir ruhu zincirlemek arasındaki
 
ince farkı öğrenirsin.
ve aşkın yaşlanmak,
birlikte olmanında ...
güvende olmak anlamına gelmediğini öğrenirsin
 
ve öpücüklerin sözleşme ...
ve hediyelerinde vaat olmadığını
öğrenmeye başlarsın.
ve yenilgileri başın dik ...
ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın.
ve bir çocuğun üzüntüsü ile değil,
bir yetişkinin zerafeti ile.
ve herşeyi,
bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin,
çünki yarın ile ilgili herşey belirsizdir.
Bir süre sonra ...
güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin
fazla maruz kalırsan.

Bu yüzden ... 
başka birisinin sana çiçek getirmesini
beklemeden,
kendi bahçeni yarat.
ve kendi ruhunu kendin süsle...

Ve göreceksin dayanıklısın....

Ve kuvvetlisin....

Ve değerlisin..

 
 
 


Sevgiydi sadece 
 
Avuçlarımda tuttuğum senin sevgindi sadece ...
 sevgi ağaçlarının
sonsuzluklara uzanan gölgesinde,
Özlediğim sendin gecelerce.
Geçmişin ürperten serinliğinden
 bir avuç su ile,
ruhumu okşayan sevgindi sadece.
Sevdiğim
İSTEDİĞİM
Senin sevgindi sadece ... 


 
SONSUZ AŞK

Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga, seven - kıyı, sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim yar.

Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini...
Sevilmeyeceklerini...
Koklanmayacaklarını...
Okşanmayacaklarını...
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni böyle beklerim yar.

Yar, ipek böceğini bilir misin?
Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını
Bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını
Ama aşkına feda eder kendini.
Öyle verir kendini yarenine korkusuzca
İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar.

Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için
Öyle zorludur ki ayrılmaları
Verir meyvesini ağaç meyve tohum olur, tohum kök olur
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden
İşte bende böyle yar;
Yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak için.


BENİ GÜZEL HATIRLA
 
Beni güzel hatırla!
Bunlar son satırlar...
Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu...
Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
Uyandın ve ben bittim...
Beni güzel hatırla!
Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini...
Sana sırdaş oldum, dost oldum,
koynumda ağladın.
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
beni üzdün, kınamadım.
Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...

Beni güzel hatırla!
Sayfalarca mektup bıraktım sana.
Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
Sakladım günahını, sevabını içimde
sessizce gittim...
Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

Beni güzel hatırla!
Sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar...
Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda.
Ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda.

Beni güzel hatırla!
Dizlerimde uyuduğunu düşün,
saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
Alnından öptüğüm dakikaları...
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun.
Bu da sana son sürprizim olsun.
Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla.
Gidiyorum...


 
Bir sabah,
Zamanı durdurdun sen...
Ayrılığı ekledin sonbahara
Mevsimin bütün bulutları,
Gözlerimde birikti de
Ben yağamadım bakışlarına...
Söyle!
Hangi güneş
Baharı getirecek şimdi bana?
Kadehimiz ayrılığa kalkmadı ki hiç
Ben nasıl içebilirim yokluğuna...
Belki,
Zamansızdı sevgim
En az gidişin kadar!
Elde değil bu.
Sen hiç eylülde sevip de
Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı?
Bilemezsin sevdiğim...
Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı...
Doğduğum gündeyim şimdi.
Yoksun...
Bir başıma içip,
Kağıda gidişini karaladım...
Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili
Anladım...

TUTKU OLSUN ADIN
 
 gözlerin eski bir tarih yazıtı
gerçeğini saklayan arzunun
keşfinde gizemli
ve hissedişlerde ayan beyan ortada
 
gözlerin bir fırtına ertesi
dinginliği ruhumun
belki bir volkanın ta kendisi
sevişmelerin ışığı
ayışığına nispet yaparcasına
geceye meydan okuyan
 
tutku olsun adın
aşk sağnağı gibi yağ tenime
özleyen ve özlenenin buluşması gibi
hasretlerimiz buluşsun
dudaklarımızın aşk saltanatında.


Bir sabah,
Zamanı durdurdun sen...
Ayrılığı ekledin sonbahara
Mevsimin bütün bulutları,
Gözlerimde birikti de
Ben yağamadım bakışlarına...
Söyle!
Hangi güneş
Baharı getirecek şimdi bana?
Kadehimiz ayrılığa kalkmadı ki hiç
Ben nasıl içebilirim yokluğuna...
Belki,
Zamansızdı sevgim
En az gidişin kadar!
Elde değil bu.
Sen hiç eylülde sevip de
Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı?
Bilemezsin sevdiğim...
Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı...
Doğduğum gündeyim şimdi.
Yoksun...
Bir başıma içip,
Kağıda gidişini karaladım...
Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili
Anladım...
 

Ağlama
 

Sakın ağlama..
Sana yakışmıyor.
Mutlu olmak lazım,
İçinden yüreğine.
Mutsuz sevda neye yarar,
Sakın ağlama..
Yok bak söz verdin.
Sığmayan bedenine, yüregin için,
Söz verdin.
Umut içinde kalacak.
Rüyaların ise,
Yastıkta kokusunu duyduğun,
Sakın sakın,
Ağlamak yok artık..



Seni Seviyorum
 
Seviyorum seni,
Herşeyimle seviyorum,
Seni beni sevdiğinden daha fazla,
Seviyorum seni.
Benliğim gibi, ruhum gibi,
Canım gibi seviyorum seni.
Korkarak seviyorum birazda,
Kaybetmekten, uykularım kaçıyor,
Sürükleniyorum boşlukta bazen.
İşte böyle seviyorum seni.
Her zaman yanımda taşıyorum,
Duygularını, hislerini ve sesini.
Kuvvetini hissediyorum sevginin.
Ben işte böyle seviyorum seni.
Su olup akıyorsun bazen,
Bazen de ateş olup yakıyorsun yüreğimi.
El oluyorsun yüzümde bazen,
Bazen de müziğin kulaklarımda.
İşte ben seni böyle seviyorum.
 


Aramızda Hep Aynı Fark Sen Gitmeyi Bilirsin Ben Sevmeyi

Vedaya alışkın değilim
Umut verdin
Sevinç verdin
Yaşamadıklarımı yaşattın
Hayalinle yaşarım
Yıkılmam yarımda olsa aldığım nefesler
Her gün isyan etsem de
Her gün kahrından duvarları yumruklasam da yaşarım

İstemiyorum mutlu olmayı
İstemiyorum gülmeyi
Hayata bağlanmak istemiyorum
Yarınlara koşmak
Bir çağı değil bin çağ aştım sayende
Durmak istemiyorum artık fırtınalara karşı

Sen Benden Gidince Ben Bana Borçlu Kaldım, Ya Ben Sana Eksik Kaldım Ya da Sen Bana Fazla Geldin….

Bir bir dökülsün bedenimden parçalar
ellerim kollarım bacaklarım
tek tek düşsün gözlerim ,kopsun dilim kulaklarım..
ama yüreğim kalsın çünkü orada sen varsın
gözüm olmasın kulaklarım duymasın
elim kolum ayaklarım tutmasın..
ama sen! sen, bende olmalısın ..
sen gitme gidersen ozaman kör topal sağır olurum..
sen gidersen bende benden giderim...

Evet sendin yar, uğruna can harcanacak, ömür harcanacak; tüm dünyadan vazgeçilecek sevgili sendin.

 dağlar dağlar


Yorum yaz!

<- SON SAYFA :: SONRAKİ SAYFA ->

Hakkımda

........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın
sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı
dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye
seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.

30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost
işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği
şefkatle imdadına yetişiveriyor.

Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında
insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine
karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin
içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,

iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve
kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin;
kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve

kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi.
Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete
dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın
raksetmesine.

Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele
yürüyor.
İnsan, şuuraltındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla
tövbekarı birarada farkediyor.

Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken.
Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim.
Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete
bulayan benim.

Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim,
hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız
ve asil.
Ben, hem örs hem çekicim.

İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı..
Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar dakanlı iç
savaşlarına borçlu ilerlemesini..
O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir

uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların
içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve
-yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi
öğreniyorsun.
Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça
uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların.
Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar;
sevapları ve zaferleri kadar.
Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç
yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.
Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan,
çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk
çıkıyor ortaya
ki olgunluk diyorlar adına.....

Can Dündar

DANYALLL SEVĞİ PINARI


KATEGORİLERİM

ARKADAŞLARIM

SEVGİ PINAR'IM


SEN
SAYFA SAYFA
OKUDUĞUM
FIRSAT
FIRSAT
OKUMAYA
DOYAMADIĞIM
TEK
ROMANIMSIN
AŞKIM










~~ (¯`'·.«M@v!-FM».·'´¯) Icinizdeki Sesi Uyandirin!

~~ (¯`'·.«M@v!-ߨñ©µK-FM».·'´¯)


ein Bild
ÇANAKKALE ÇİZGİ FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA


ein Bild
BABAM VE OĞLUM FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA


ein Bild
SON OSMANLI FİLMİNİ
İZLEMEK İÇİN TIKLA
MySpace Codes, Myspace Generators, Myspace Graphics

DaNyAlll'In GöNüL BaHçEsİ SeVğİ PıNaRı
Günlük Burç
Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....