"Aşıklar sadece daha iyiyi umut etmeyi değil, onu yapmak için çaba göstermeyi de öğrenirler. Aşkı sıradan şeylerin tutsağı yapmak, onun tutkusunu almak ve onu sonsuza kadar yitirmek demektir." "Gerçek sevgi, kimin daha karlı çıkacağını düşünmeden bir insana vermeyi düşünmektir."
"Engellere üzerinden aşılacak fırsatlar olarak bakarsak sadece çözüm bulmakla kalmayız, kendimizin genel sorun çözme yeteneklerini de artırırız." "Sevgi yetişmek için en verimli toprağı sunar bize. Sevgi eski yaraları açmak değildir; onları kapatmaktır. Ayağa kalkıp yaşamaya devam etmek demektir."
"Kalp; tutkularımızın yaşadığı yerdir. Çok narindir, kolayca kırılır, ama inanılmaz derecede esnektir. Kalbi aldatmaya çalışmanın anlamı yoktur. Onun yaşaması bizim dürüstlüğümüze bağlıdır." "Yaşam sevgiyle de korkuyla da yürütülse her zaman bir serüvendir. Korku yaşamın sınırlandırılması dır hayırdır. Sevgi yaşamın özgürlüğe kavuşturulması dır. EVET deyin."
"Derdin ne kadar oturmuş, görünüşün ne kadar umutsuz, yanlışın ne kadar büyük olduğu hiç fark etmez. Sevgiyi yeteri derecede anlamak hepsini yok edecektir."
" Olgun insan pek çok yol, pek çok çözüm ve pek çok sonuç olduğunu bilir. Sevgi kusursuzlukta ısrar etmez. Ama kim olduğumuz ve nasıl davrandığımız arasındaki önemli ilişkiyi fark etmemizi gerektirir." "Ne kadar akıllı yada duyarlı olursa olsun herkesin yanlışlık yaptığını ve her halde de yapmaya devam edeceğini görüp bilmek rahatlatıcı bir şeydir. O yüzden neden kusurlarımızı kabul edip insan soyuna katılmıyor ve rahatınıza bakmıyorsunuz? "
"Kendilerine inananlar ve yaşadıkları ana güvenenler yaşamı en keyifli bulanlardır. Bunlar, geçmişin pişmanlılar değil anıları depolayacak, bir yer olduğunu ; geleceğin korku değil umutla dolu olması gerektiğini öğrenmişlerdir. Ve bizim sadece günümüze ihtiyacımız vardır." "Sevmekle geçen bir yaşam; asla sıkıcı olmayacaktır. "
"SENİ SEVİYORUM demekten asla bıkmayın ve sakınmayın." "Sadece kalp için hasat zamanı yoktur. Sevgi tohumu sonsuza dek yeniden ekilmelidir. "
"Ne kadar zengin olsan, ancak yiyebildiğin kadar yersin."
"Her gülün dikeni vardir ama her dikenin gülü yoktur."
"Insan odur ki, başkasının incitisiyle incinmesin.. Ve insan odur ki, incitilmeye müstahak olanı incitmesin."
"Insandan belâ gelmez, hak istemedikçe, Hak belâ vermez, kul azmadıkça."
Sen benim ilkim ve sonum, sen benim yıldızlara bakışım ve ağlayışım , sen benim yanlızlığım ve sessizliğim, sen benim gün ışığım ve ay ışığım, SEN BENİM BİRTANEMSİIN !
SENİ SEVİYORUM
Düşer misin sevdama?
Nasıl kapanır bu kanayan yara, Nasıl anlatılır ki, sana bu hal? Terimde tuz gözyaşımda bal Bağdas kurar mısın soframa? Gözlerimde umut Yüreğimde aşk. Ölümleri boşlayıp Düşer misin sevdama? Adnan YÜCEL
Gök, güneşini denizle bölüşmüş! mehtap göllere sinmiş ... ve inmiş tüm suların üzerine sevdalar. Bütün ışıklar suya; ben? gözlerine düşmüşüm ..
muammer erkul
ve sessiz ol yüreğim, duyurma çığlığını, bırak aksın içindeki dehlize sen bil ki duyurulmayan çığlıklardadır bütün mucize...
BUDUR BENIM ÇABAM
Budur benim çabam, bu: adanmak özlem çekerek dolaşmaya günler boyu. Güçlenip genişlemek derken, binlerce kök salarak kavramak hayatı derinden- ve ortasından geçerek acının olgunlaşmak hayatın ta ötesinde ta ötesinde zamanın! ..
Ben hergece sen uyurken dalga olup sahile vuruyorum. Rüzgar olup esiyorum sessizce. Sen uyurken yüreğim geliyor üstünü örtmeye. Bensizken üşürsün diye...
Her Şey Hayallerinizle Sınırlı ...
Elveda Diyemedik
Yıldızsız bir geceydi Bir dağ çiçeği gibi şimdiden hasretteydim sürgündüm çok uzaklardaydım, Ve gözlerindi sürgün sebebim.. Çok çabuk çekildin hayatımdan Kaderle el eleydin, Bense kederle sarhoş... Yarım kalmıştı hikayemiz Göçmen kuşları gibi gelip geçtin bu şehirden Belkide hayatımdan Duymadın haykırışımı, acılarımı, Benimsin sanmıştım uçtun avuçlarımdan Tutamadım, gitmede diyemedim Olamadın bir yıldızın kayışı kadar hayatımda Zaman çok kısaydı bizim için Yetmedi gözlerimizden yaşı silecek kadar Nede elveda diyebilecek kadar...
danyalllll
Acılar Denizi
Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını
Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını
Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını
Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını...
danyalll
Mutluluk kolay, sevgilim!
Adınla geldi işte; aşk;
o büyük harcanma ...
Bugüne dek kendim için ne istediysem; işte, ellerinde ...
Ne yaparsan yap,
işte harcanıyorum seninle ...
Adınla tükeniyorum ...
Ne varsa benimle bilinen,
sende tükeniyor ...
Aslıma dönüyorum aşkınla ...
İşte, hayat bize izin verdi;
seninle sevmeyi yaşıyorum,
mutlu tesadüflerle ...
Ama mutluluğun da üstünde bir yer var;
aşkdan bile büyülü acı orası.
Mutluluk kolay, sevgilim! ...
Orada, yukarıda, sana senden yakın bir sen var.
Onu görünce, kendine hasretinle kucaklaşacaksın;
o yukarıda buraya dönülmeyecek bir yer var ...
Var mısın oraya benimle gelmeye?
danyallll
ANLADIM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığımı anladım.. Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan , Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez... sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
BİR DÜŞÜN İÇİNDE BİR DÜŞ
Alnına konsun bu öpüş! Ve, şimdi senden ayrılırken, İtiraf edeyim ki- Günlerimi bir düş Sayarken yanılmıyorsun; Ama, umut gitmişse uzaklara Bir gece ya da bir gün Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın Fark eder mi bu yüzden? Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz Yalnızca bir düş içinde bir düş. Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının Haykırışları içinde duruyorum: Ve altın kum taneleri Tutuyorum avucumda- Ne kadar az! Ama nasıl da Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine Ben ağlarken - ben ağlarken! Ah Tanrım! Daha SIKI Tutamaz mıyım onları? Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan? Bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
İki Defa
Her şeyi iki defa buldum ben Gökyüzünü, güneşi, yıldızları Ve ne varsa baharla gelen: İlkin gözlerimi açtığım gün dünyaya Sonra hayatıma girdiğin gün sen. Ölümüm de iki defa olacak benim: Önce, sen beni unuttuğun için Sonra, ben senden vazgectiğim gün İki defa öleceğim. Ama bu öyle uzak, öyle olanaksız ki Gerçek ölüm geldiğinde bizi Yine koyun koyuna bulacak Ve uyandırmaya kıyamayacak.
SENİ ARIYORUM
Anlatacak nelerim var bir bilsen İçimde ihtilaller kopmuş Kendimi sürgüne verdim Mutluluğum çoktan iflas etmis İtiraza hakkım yok biliyorum Beni savunmak sana düştü Seni arıyorum... Yarım kalmış şiirlerim gibisin Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda Öylesine eksiğim sensiz Öylesine sahipsiz İşte bütün umutlara Havlu attım, gidiyorum İçimde geç kalmışlığın çaresizliği Çocuklar gibi ağlıyorum Ve gel gör ki, her damla gözyaşımda Yine seni arıyorum...
danyallll
KENDİ RUHUNU KENDİN SÜSLE
Bir süre sonra bir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasındaki ince farkı öğrenirsin. ve aşkın yaşlanmak, birlikte olmanında ... güvende olmak anlamına gelmediğini öğrenirsin ve öpücüklerin sözleşme ... ve hediyelerinde vaat olmadığını öğrenmeye başlarsın. ve yenilgileri başın dik ... ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın. ve bir çocuğun üzüntüsü ile değil, bir yetişkinin zerafeti ile. ve herşeyi, bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin, çünki yarın ile ilgili herşey belirsizdir. Bir süre sonra ... güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin fazla maruz kalırsan.
Bu yüzden ... başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden,kendi bahçeni yarat. ve kendi ruhunu kendin süsle...
Ve göreceksin dayanıklısın....
Ve kuvvetlisin....
Ve değerlisin..
Sevgiydi sadece
Avuçlarımda tuttuğum senin sevgindi sadece ... sevgi ağaçlarının sonsuzluklara uzanan gölgesinde,
Özlediğim sendin gecelerce. Geçmişin ürperten serinliğinden bir avuç su ile, ruhumu okşayan sevgindi sadece.
Sevdiğim
İSTEDİĞİM
Senin sevgindi sadece ...
SONSUZ AŞK
Dalga ile kıyının aşkını bilir misin? Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga, Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya. Dalga, seven - kıyı, sevilendir. Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga Ve döner hep geriye Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca İşte, ben de seni böyle severim yar.
Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini? Bilirler görünmeyeceklerini... Sevilmeyeceklerini... Koklanmayacaklarını... Okşanmayacaklarını... Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle. Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını İşte, ben de seni böyle beklerim yar.
Yar, ipek böceğini bilir misin? Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını Bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını Ama aşkına feda eder kendini. Öyle verir kendini yarenine korkusuzca İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar.
Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ? Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için Öyle zorludur ki ayrılmaları Verir meyvesini ağaç meyve tohum olur, tohum kök olur Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden İşte bende böyle yar; Yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak için.
BENİ GÜZEL HATIRLA
Beni güzel hatırla! Bunlar son satırlar... Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu... Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için. Uyandın ve ben bittim...
Beni güzel hatırla! Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini... Sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın. Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini, beni üzdün, kınamadım. Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...
Beni güzel hatırla! Sayfalarca mektup bıraktım sana. Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım. Sakladım günahını, sevabını içimde sessizce gittim... Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.
Beni güzel hatırla! Sana unutulmaz geceler bıraktım sana en yorgun sabahlar... Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım. En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka, söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda. Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda.
Beni güzel hatırla! Dizlerimde uyuduğunu düşün, saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı, mutlu olduğun anları getir gözünün önüne. Alnından öptüğüm dakikaları... Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün şaşırtmayı severim biliyorsun. Bu da sana son sürprizim olsun. Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum beni güzel hatırla. Gidiyorum...
Bir sabah, Zamanı durdurdun sen... Ayrılığı ekledin sonbahara Mevsimin bütün bulutları, Gözlerimde birikti de Ben yağamadım bakışlarına... Söyle! Hangi güneş Baharı getirecek şimdi bana? Kadehimiz ayrılığa kalkmadı ki hiç Ben nasıl içebilirim yokluğuna... Belki, Zamansızdı sevgim En az gidişin kadar! Elde değil bu. Sen hiç eylülde sevip de Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı? Bilemezsin sevdiğim... Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı... Doğduğum gündeyim şimdi. Yoksun... Bir başıma içip, Kağıda gidişini karaladım... Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili Anladım...
TUTKU OLSUN ADIN
gözlerin eski bir tarih yazıtı
gerçeğini saklayan arzunun
keşfinde gizemli
ve hissedişlerde ayan beyan ortada
gözlerin bir fırtına ertesi
dinginliği ruhumun
belki bir volkanın ta kendisi
sevişmelerin ışığı
ayışığına nispet yaparcasına
geceye meydan okuyan
tutku olsun adın
aşk sağnağı gibi yağ tenime
özleyen ve özlenenin buluşması gibi
hasretlerimiz buluşsun
dudaklarımızın aşk saltanatında.
Bir sabah, Zamanı durdurdun sen... Ayrılığı ekledin sonbahara Mevsimin bütün bulutları, Gözlerimde birikti de Ben yağamadım bakışlarına... Söyle! Hangi güneş Baharı getirecek şimdi bana? Kadehimiz ayrılığa kalkmadı ki hiç Ben nasıl içebilirim yokluğuna... Belki, Zamansızdı sevgim En az gidişin kadar! Elde değil bu. Sen hiç eylülde sevip de Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı? Bilemezsin sevdiğim... Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı... Doğduğum gündeyim şimdi. Yoksun... Bir başıma içip, Kağıda gidişini karaladım... Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili Anladım...
Ağlama
Sakın ağlama.. Sana yakışmıyor. Mutlu olmak lazım, İçinden yüreğine. Mutsuz sevda neye yarar, Sakın ağlama.. Yok bak söz verdin. Sığmayan bedenine, yüregin için, Söz verdin. Umut içinde kalacak. Rüyaların ise, Yastıkta kokusunu duyduğun, Sakın sakın, Ağlamak yok artık..
Seni Seviyorum
Seviyorum seni, Herşeyimle seviyorum, Seni beni sevdiğinden daha fazla, Seviyorum seni. Benliğim gibi, ruhum gibi, Canım gibi seviyorum seni. Korkarak seviyorum birazda, Kaybetmekten, uykularım kaçıyor, Sürükleniyorum boşlukta bazen. İşte böyle seviyorum seni. Her zaman yanımda taşıyorum, Duygularını, hislerini ve sesini. Kuvvetini hissediyorum sevginin. Ben işte böyle seviyorum seni. Su olup akıyorsun bazen, Bazen de ateş olup yakıyorsun yüreğimi. El oluyorsun yüzümde bazen, Bazen de müziğin kulaklarımda. İşte ben seni böyle seviyorum.
Aramızda Hep Aynı Fark Sen Gitmeyi Bilirsin Ben Sevmeyi
Vedaya alışkın değilim Umut verdin Sevinç verdin Yaşamadıklarımı yaşattın Hayalinle yaşarım Yıkılmam yarımda olsa aldığım nefesler Her gün isyan etsem de Her gün kahrından duvarları yumruklasam da yaşarım
İstemiyorum mutlu olmayı İstemiyorum gülmeyi Hayata bağlanmak istemiyorum Yarınlara koşmak Bir çağı değil bin çağ aştım sayende Durmak istemiyorum artık fırtınalara karşı
Sen Benden Gidince Ben Bana Borçlu Kaldım, Ya Ben Sana Eksik Kaldım Ya da Sen Bana Fazla Geldin….
Bir bir dökülsün bedenimden parçalar ellerim kollarım bacaklarım tek tek düşsün gözlerim ,kopsun dilim kulaklarım.. ama yüreğim kalsın çünkü orada sen varsın gözüm olmasın kulaklarım duymasın elim kolum ayaklarım tutmasın.. ama sen! sen, bende olmalısın .. sen gitme gidersen ozaman kör topal sağır olurum.. sen gidersen bende benden giderim...
Evet sendin yar, uğruna can harcanacak, ömür harcanacak; tüm dünyadan vazgeçilecek sevgili sendin.